Dominik Cumhuriyeti’nin İzmir Fahri Konsolosluğu, 11 Eylül Cuma akşamı Bornova’daki Arkas Mattheys Köşkü’nde düzenlenen resepsiyonla açıldı. Gece aynı zamanda ülkenin Yeniden Kuruluş Günü’nün (Día de la Restauración) 163. yıl dönümü kutlamasıydı; ev sahipliğini Dominik Cumhuriyeti’nin Türkiye Büyükelçisi Elvis Antonio Alam Lora ile İzmir Fahri Konsolosu Recep Özekinci üstlendi.
Resepsiyona Dışişleri Bakanlığı Latin Amerika ve Karayipler Genel Müdürü Büyükelçi Mehmet Erkan Aytun, iş dünyasından temsilciler, İzmir ve çevresinde yaşayan Dominikliler, basın mensupları ve davetliler katıldı. Davetliler arasında Dergi Urla Genel Yayın Yönetmeni Zeynep Omay da vardı.

“İzmir, Ege’nin doğal bir köprüsü olabilir”
Büyükelçi Lora konuşmasına, ülkesi için derin anlam taşıyan iki olayı — Restorasyon’un 163. yıl dönümünü ve İzmir Fahri Konsolosluğu’nun açılışını — bir arada kutlamaktan duyduğu onuru dile getirerek başladı.
Lora, yeni fahri konsolosluğu yalnızca konsolosluk hizmeti veren bir birim olarak görmediklerini söyledi. Hedef, iki ülke arasındaki ekonomik, ticari, kültürel ve turistik ilişkileri geliştiren bir bağlantı noktası.
Büyükelçiye göre İzmir ve Ege Bölgesi, Dominik Cumhuriyeti ile yeni iş birlikleri için önemli bir merkez olabilir. Limanlar, sanayi, ticaret hacmi, turizm potansiyeli ve üniversiteler bu iddianın dayanakları. Konuşmada sıralanan başlıklar geniş bir alana yayılıyordu: turizm, altyapı, imalat, serbest ticaret bölgeleri, lojistik, enerji, tarım, sanayi ve teknoloji. Dominik Cumhuriyeti’nin Karayipler ve Amerika kıtasındaki konumunun Türk şirketleri için yeni pazarlara açılma fırsatı yaratabileceği de vurgulandı.

Direkt uçuş: ilişkilerin en somut eksiği
İki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinde öne çıkan başlıklardan biri ulaşım oldu. Büyükelçi Lora, Türkiye ile Dominik Cumhuriyeti arasında şu anda doğrudan uçuş bulunmamasının önemli bir eksiklik olduğuna dikkat çekti.
Lora’ya göre Türk Hava Yolları’nın Dominik Cumhuriyeti’ne direkt uçuş koyması, turizm ve ticari ilişkileri ciddi biçimde kolaylaştıracak. Bu talep yalnızca turistik seyahatleri ilgilendirmiyor. İş insanlarının karşılıklı ziyaretleri, yatırım görüşmeleri, kültürel ve akademik değişimler de aynı bağlantıya bakıyor.
Başka bir ifadeyle, kurulmak istenen yeni köprünün yalnızca diplomatik değil, fiziksel bir bağlantıya da ihtiyacı var.

“Daha fazla Türk Dominik’i, daha fazla Dominikli Ege’yi keşfetsin”
Büyükelçi Lora’nın üzerinde durduğu başlıklardan biri de turizm oldu. Dominik Cumhuriyeti denildiğinde Türkiye’de ilk akla gelenler çoğunlukla Karayipler, Punta Cana ve tropikal tatiller oluyor. Oysa ülke; tarım, lojistik, serbest ticaret bölgeleri ve üretim alanlarında da ekonomik potansiyel taşıyor.
Lora, daha fazla Türk vatandaşının Dominik Cumhuriyeti’ni keşfetmesini istediklerini söyledi. Aynısını Dominikliler için de diledi: daha fazla Dominikli Türkiye’yi, özellikle de Ege Bölgesi’ni görsün. Büyükelçiye göre turizm, iki toplum arasındaki ilişkileri güçlendiren en doğal araçlardan biri.
Yarımada, bu keşfe hazır bir program sunuyor: İzmir Zeytin Rotası’nın antik kentleri ve hasat durakları, Urla Bağ Yolu’nun bağ evleri ve Arkas Sanat Urla’daki sergiler bunlardan yalnızca birkaçı.
İzmir’den Karayipler’e iş birliği çağrısı
İzmir Fahri Konsolosu Recep Özekinci ise yeni görevini yalnızca diplomatik bir sorumluluk olarak değerlendirmediğini belirterek iki ülke arasında yeni köprüler kurmayı hedeflediklerini söyledi.
Özekinci, İzmir ve Ege Bölgesi’nin ticaret, sanayi, limanlar ve turizm açısından güçlü bir altyapısı olduğunu söyledi. Görev süresi boyunca diplomatik ilişkilerin yanı sıra ticaret, yatırım ve turizm alanlarındaki iş birliklerine de katkı sunmak istediğini ifade etti.
Bu yaklaşım, İzmir’in Türkiye’nin batıya açılan kapısı olmasının yanı sıra Latin Amerika ve Karayipler’e açılan yeni bir ekonomik ve kültürel kapı olabileceğine işaret ediyor.

Üniversiteler de bu köprünün parçası
Yeni dönemin hedefleri ticaret ve turizmle sınırlı değil. Büyükelçi Lora, üniversiteler arasındaki bağlantıların geliştirilmesinin, kültürel değişimlerin artırılmasının ve yeni iş birliklerinin oluşturulmasının da öncelikler arasında bulunduğunu belirtti.
Böylece iki ülke arasındaki ilişkinin yalnızca iş dünyası ekseninde değil; eğitim, kültür ve insan hareketliliği üzerinden de büyütülmesi hedefleniyor. Resepsiyonda Dışişleri Bakanlığı Latin Amerika ve Karayipler Genel Müdürü Büyükelçi Mehmet Erkan Aytun da bir konuşma yaptı.
Gecede Karayip esintisi
Resepsiyonun müzik programını Will & Hamle Ramirez and Orchestra üstlendi. Köşkün bahçesinde kurulan sahnede Karayip ritimleri çalındı.

Yeni bir temsilcilikten fazlası
Yeni konsolosluk, ilk bakışta kentin diplomasi trafiğine eklenen bir temsilcilik gibi görünebilir. Gecede verilen mesajlar ise bunun ötesine geçti. Hedef, İzmir ile Karayipler arasında ticaretin, yatırımın, turizmin, eğitimin ve kültürün dolaşımını artıracak kalıcı bir ilişki.
Bunun için önce iki ülke arasındaki mesafenin yalnızca diplomatik değil, ulaşım açısından da kısaltılması gerekiyor. Belki de İzmir’de başlayan bu hikâyenin en somut adımı, bir gün İstanbul ya da İzmir’den Dominik Cumhuriyeti’ne doğrudan havalanacak bir uçak olacak.
Etkinlik künyesi
- Tarih: 11 Eylül 2026, Cuma akşamı
- Yer: Arkas Mattheys Köşkü, Bornova / İzmir
- Ev sahipleri: Dominik Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Elvis Antonio Alam Lora ve İzmir Fahri Konsolosu Recep Özekinci
- Vesile: İzmir Fahri Konsolosluğu’nun açılışı ve Yeniden Kuruluş Günü’nün 163. yıl dönümü
- Resmî bağlantı: Dominik Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği
Yazıdaki fotoğraflar Dergi Urla Genel Yayın Yönetmeni Zeynep Omay’a aittir.

