Cahit Çetin, Prof. Dr. Artun Ünsal ve Dr. Paolo Rapanelli’nin Düşündürdükleri

Cahit Çetin’in anlatımında zeytincilik, yalnızca bir üretim alanı değil; geçmişten bugüne uzanan bir birikim, değişim ve öğrenme süreci olarak ele alınıyor.

Yazıda, 3573 sayılı Zeytin Kanunu’nun zeytinciliğin geliştirilmesi amacıyla yürürlüğe konulduğu, yabani delicelerin aşılanması ve yeni zeytinliklerin kurulmasının hedeflendiği, bu uygulamaları gerçekleştiren çiftçilere zeytinlik alanlarının tahsis edildiği aktarılıyor. Ayrıca Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1930’lu yıllarda tarıma ve özellikle zeytinciliğe verdiği öneme dikkat çekiliyor.

Metin, 1960 sonrası dönemde zeytinyağı tüketim alışkanlıklarında yaşanan değişime de değiniyor. Bitkisel özlü katı yağların yaygınlaşmasının ardından kişi başına zeytinyağı tüketiminin uzun yıllar yaklaşık 2 kilogram seviyesinde kaldığı ifade ediliyor.

Cahit Çetin’in Prof. Dr. Artun Ünsal ile tanışması ise zeytinciliğe bakışında bir dönüm noktası olarak anlatılıyor. Ünsal’ın çalışmaları sayesinde zeytin ağacına ve özellikle Erkence çeşidine farklı bir gözle bakmaya başladığını ifade eden Çetin, coğrafyanın sunduğu zenginliği yeniden keşfettiğini vurguluyor.

Bir diğer önemli kırılma noktası ise İtalyan Dr. Paolo Rapanelli ile başlayan süreç oluyor. Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin üretim kalitesini yükseltme hedefi doğrultusunda yeni zeytinyağı makineleri kullanılmaya başlanıyor. Bu süreçte daha önce alışık olunmayan aromaya ve boğazda yakıcılık bırakan yeni nesil zeytinyağıyla hem üreticiler hem de tüketiciler tanışıyor.

Yazıda Erkence’nin yanı sıra Ayvalık-Edremit, Memecik, Gemlik, Domat, Kalamata, Hal-Halı ve Uslu gibi zeytin çeşitlerine de yer veriliyor. Her bir çeşidin kendine özgü karakteri ve kullanım özellikleri anlatılarak zeytinin zengin dünyasına dikkat çekiliyor.

Cahit Çetin, Prof. Dr. Artun Ünsal ve Dr. Paolo Rapanelli’nin kendi bakış açısında yeni bir ufuk açtığını ifade ederken, 2000’li yılların başında İtalya’da katıldığı uluslararası zeytinyağı yarışması ve fuarında yüzlerce markayla karşılaşmasının markalaşmanın önemini daha net görmesini sağladığını aktarıyor.

Bugün Gödence Kooperatifi’nin zeytinyağında dört markayla yoluna devam ettiğini belirten Çetin, zeytinyağının yaşam ve sağlık açısından taşıdığı değerin artık daha iyi bilindiğini ifade ediyor. Yazısını ise zeytin üreticisinin desteklenmesi ve zeytinlik alanlarının korunmasına ilişkin değerlendirmesiyle tamamlıyor.

No Comments Yet

Leave a Reply

Your email address will not be published.

BİZİ TAKİP EDİN