Urla’da yaşam, şehrin hızından uzaklaşırken hayattan kopmamanın mümkün olduğu kendine özgü bir ritme sahip. Doğayla iç içe, sakin ama sosyal; yalın ama konforlu… Son yıllarda değişen yaşam alışkanlıkları da bu ritme duyulan ilgiyi artırıyor. İnsanlar artık yalnızca bir konut değil, hayatlarının farklı dönemlerine uyum sağlayabilecekleri, doğayla bağ kuran ve dört mevsim yaşayabilecekleri alanlar arıyor.
Tam da bu yeni yaşam anlayışından yola çıkan URLA 77, Nurol GYO ve Prokar iş birliğiyle kurulan NP Ortaklığı tarafından Urla’da hayata geçiriliyor.
77.000 metrekarelik bir arazi üzerinde konumlanan proje, adını hem ölçeğinden hem de sade yaklaşımından alıyor: yalnızca 77 müstakil, bahçeli ve tek katlı villa.

Urla’nın Doğal Ritmine Uyumlanan Bir Yaşam
URLA 77’nin temelinde, doğayla kurulan güçlü bir ilişki var. Bölgenin doğal taş dokusundan ilham alan mimari yaklaşım; geniş bahçeler, teraslar ve tek katlı yaşam anlayışıyla tamamlanıyor.
2, 3, 4 ve 5 odalı farklı villa seçenekleri, farklı yaşam ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanırken; özellikle 4 ve 5 odalı villalarda yer alan bağımsız ikinci yaşam alanları projeye esnek bir kullanım imkânı kazandırıyor.
Bu alanlar bir misafir evi olabileceği gibi, evden çalışma alanı, sanat atölyesi, genç odası ya da kişisel ilgi alanlarına ayrılmış özel bir mekâna dönüşebiliyor. Böylece ev, tek bir kullanım biçimine bağlı kalmadan zaman içinde değişen ihtiyaçlara uyum sağlayabiliyor.
4 ve 5 odalı villa seçeneklerinde bulunan özel yüzme havuzları ise bahçeli yaşam deneyimini tamamlayan detaylardan biri.


Şehirden Uzaklaşmadan Sakinleşmek
Urla’nın en güçlü taraflarından biri, doğayla iç içe bir yaşam sunarken şehirden tamamen kopmayı gerektirmemesi. URLA 77 de bu avantajı projenin konumuyla destekliyor.
Urla merkezin yanı sıra İzmir Adnan Menderes Havalimanı, Alaçatı ve Çeşme’ye ulaşım kolaylığı sağlayan proje; okul, hastane ve sosyal yaşam alanlarına yakınlığıyla günlük hayatın ihtiyaçlarını da göz önünde bulunduruyor.
Orman dokusuyla çevrili konumu ve dört mevsim yaşama uygun tasarımıyla URLA 77, ikinci konut anlayışının da ötesine geçerek sürekli yaşam fikrini merkeze alıyor.
Şömine, geniş teraslar, yerden ısıtma, VRF sistemi, elektrikli araç şarj üniteleri ve iki araçlık otopark gibi detaylar ise bu yaşamın konfor tarafını tamamlıyor.


Doğayla Birlikte Yaşamak
URLA 77’de sürdürülebilirlik, yalnızca bir tasarım yaklaşımı değil, günlük yaşamın bir parçası olarak ele alınıyor.
Güneş enerjisi panelleri, yağmur suyu depolama sistemleri ve her villada bulunan elektrikli araç şarj üniteleri çevresel etkileri azaltmaya yönelik çözümler arasında yer alıyor. Peyzaj tasarımında ise Urla’nın iklimine uyum sağlayan yerel bitki türlerine yer verilerek su tüketiminin azaltılması hedefleniyor.
Tüm bu detaylar, projenin doğayla kurduğu ilişkinin yalnızca görsel değil, işlevsel de olmasını sağlıyor.
Günün Her Saatine Eşlik Eden Sosyal Alanlar
URLA 77, özel yaşam alanlarının yanı sıra sosyal hayatı destekleyen geniş bir ortak kullanım alanı da sunuyor.
Açık yüzme havuzu ve çocuk havuzunun yanı sıra fitness center, pilates salonu, sauna, buhar odası ve masaj odası gibi alanlar günlük yaşamın temposunu dengelemeye odaklanıyor. Tenis ve padel kortları, basketbol sahası ve çocuk oyun alanları ise hareketli ve sosyal bir yaşamı destekliyor.
Kafe alanı da komşuluk ve sosyalleşme için projenin ortak buluşma noktalarından biri olarak öne çıkıyor.

Yeni Nesil Bir İkinci Konut Anlayışı
URLA 77’nin ortaya koyduğu yaşam modeli, aslında değişen bir ihtiyacın da yansıması. İkinci konut artık yalnızca yaz aylarında gidilen bir kaçış noktası olmaktan çıkıyor. Doğayla iç içe, konforlu ve yılın tamamında yaşanabilecek evlere olan ilgi giderek artıyor.
Nurol GYO Yönetim Kurulu Üyesi Tarık Ongun da projenin çıkış noktasını bu değişim üzerinden değerlendiriyor:
“Bugün insanlar yalnızca bir ev değil; daha dengeli, sakin, sürdürülebilir ve nefes alabilecekleri bir yaşam alanı arıyor. URLA 77’yi geliştirirken biz de bu değişen yaşam beklentilerini merkeze aldık.”
Ongun, Urla’nın doğal dokusu ve kendine özgü yaşam kültürünün bölgenin değerini gelecekte de artıracağına dikkat çekerken, projenin sürdürülebilirlik, dayanıklılık ve zamansız tasarım anlayışını bir araya getirmeyi hedeflediğini belirtiyor.
Belki de URLA 77’nin hikâyesini en iyi anlatan şey tam olarak bu: Urla’nın ritmine ayak uydurmak ama kendi ritminden vazgeçmemek.
Doğanın içinde, şehirden kopmadan; daha sakin, daha yalın ve dört mevsim yaşanabilecek yeni bir hayat fikri…
